Öykülerim

  • Pişmanlık

    (İshak Edebiyat-26.08.2023) Yoğun bakımın kapısında içeri girip onu görmek için bekliyoruz. Yanımda annem ve eşim de var. Şimdi saat akşamın yedi otuzu. Kışın hava ne çabuk kararıyor. Akşamüstü işten eve dönerken annem telaşla aradığında İstanbul’da saat altıydı. Yolu nasıl geldik, ne düşündüm hatırlamıyorum. Tek istediğim memlekete varıp annemi almak, hastaneye ulaşmaktı. Oraya girmeden başka bir…

    Read more

  • Kırmızı Ojeler

    (Mahal Edebiyat-17.08.2023) Ne bakıyorsun öyle, ne olmuş ellerin, der gibi? Kahverengi boklarının arasından fosforlu ojelerle mi kıçını temizleseydim? Temizlemesem… Yara olur her yanın. Bak, gör işte, yarısı soyulmuş tırnaklarımın. Oje sürmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki. Kırmızı, mor, lacivert… Hatırlasana anne hiç sevmezdin. Orospu karı renkleri, derdin hep. Olsun, senin canın sağ olsun. Sürmeyiveririm.…

    Read more

  • Küslük

    (İshak Edebiyat- 29.06.2023) “Geçen cumartesi gelemedik. İyi olmuyor mu keyifli bir yemek? Bu kadar sene sonra küsüp konuşmamak ne?” cümlesini bırakıyor kocam, siparişlerimizin arasındaki masanın boşluğuna. Başımı kaldırmadan nefis tabağımı seyrediyorum. Diyet yapmaya çalışıyorum, öğle yemeği vakti çoktan geçmiş, deli gibi acıkmışım. Önümdeki tabakta iki parça yaprak ciğer, yeşillikler ve pancar püresi var. Bir dakika…

    Read more

  • Helva

    (Pandabiyat- 13.05.2023) “Uyudun mu abi? Karnımda davullar çalıyor. Hasan abi?” Bana sesleniyordu Esat. Yatağına sığamadığı gecelerde yaptığı gibi yine umutsuzca karyolasının kenarına oturmuş, çelimsiz elleriyle ranzanın demirini kavramış, çıplak ayağını soğuk zemine basmış, titriyordu. Yüreğiyse sıcacıktı onun. Okulda en çok onu sevmiştim. Saf bir çocuktu Esat. Kalbi çok temizdi ama aklı bazen pili bitmiş saat…

    Read more

  • Gitmiyor

    (Mahal Edebiyat-25.04.2023) Gözlerini araladı, dudakları birbirine yapışmıştı. Gövdesini çaprazdan yan çevirerek baş ucundaki sürahiye uzandı. Boştu. Yatağının üstünde öylece don paça sızmış, üzerine bırak yorganı bir örtü bile örtmemişti. Bütün vücudu buz kesmişti. Kalkarken önce yatağın kenarına oturdu. Başı öne yığıldı, iki eliyle buruşuk çarşafları kavradı, ayakları soğuk zemine değince hızla kendine doğru çekti. Gözü,…

    Read more

  • Çıkış Kağıdı

    (Mahal Edebiyat-07.03.2023) “Keyif getiresiye yapılacak iş mi bu be! Herifin iğrençliğine rağmen her hafta beni istemesine ses çıkarmıyom da yeter artık. Dayanamıyom. Herkese açık hizmet yapıyom diye bu kadarı fazla. Motoru bile dinlendiriyolar. Sarsana bana da Aysel. Kafam açılsın be.” “Yasak ya Okşan abla!” “Yok kız gündüz vakti, cigara diyom.” İş aralarında, ikisi de kapı…

    Read more

  • Mokasenler

    (İshak Edebiyat- 18.01.2023) “Nereden biliyorsunuz bu doktorun çare olacağını?” “Yapma Mediha, on beş günün sonunda yara biraz kapanmaya yüz tuttu.” “Baba kız hep böylesiniz. Aylardır ne emeklerle pansuman yapıyorum, bu sefer ellettirmem de diyemeyeceğim. Bari sen mâni ol kızım.” Mediha Hanım kendince haklıydı. Bir yıldır kocasının yarasının kapanması için ter döküyordu. Kemal Bey’in arkadaşının tavsiyesiyle…

    Read more

  • Her Pazar

    (Litera Edebiyat- 12.01.2023) Duruyorum; içi boş tencerelerin karşısında, ocağın önünde. Günü programlamam, pişirmeye başlamam gerekiyor. Sevmiyorum, istemiyorum. Bugün pazar, güya tatil. İşe gitmediğim günlerde sevdiğim şeyleri yapmak istiyorum ama ben istisnasız her pazar, en az üç kap yemek pişiriyorum. Açlığa dayanamıyorum, kahvaltı etmem lazım. Baş ağrım tetikleniyor, midem bulanıyor, asabileşiyorum. Bu halde yemek pişiremem. Tiroidim…

    Read more

  • Ellerim

    (İshak Edebiyat- 10.11.2022) Çalan telefonu cevapsız bırakamıyorum. Hava yağmurlu. Yoğun trafiğe rağmen arabama atlayıp bir buçuk saat sonra soluğu yeni doğan bakım ünitesinde alıyorum. Hijyen önemli, hatırlıyorum. Pardösümü, çizmelerimi dolaba koyup önlüğü giyiyorum. Sadece orada giyilen terlikler, bone ve maske; onunla buluşmaya hazırım. Hemşire önde ben arkada yürüyor ve bir kuvözün önünde duruyoruz. İçinde ufacık…

    Read more

  • Tek kişilik file

    (Litera Edebiyat- 31.08.2022) Bugün yataktan kalkmak istemedim. Sağıma döndüm seni aradım yoktun, bari kokunu duyaydım. Kırk gün oldu gideli alışamadım. Elli yıl aynı yastığa baş koymuşuz, alışılır mı? Helva yapmayacağım bugün. Üstümü giyinirken hatırladım, dün pazara gidip senin için patlıcan almıştım en sevdiğin yemeği pişireceğim birlikte yiyeceğiz. Gittiğinden beri sekiz kilo verdim. İnanmıyorsun di mi?…

    Read more